Vefatımdan sonra organlarımın nakledilmesine izin vermek istiyorum, dinen bir sakıncası var mı?
Soru & Cevap Arşivi
Bugüne kadar 6 soru cevaplandı. Sizinkine benzer bir soru daha önce sorulmuş olabilir.
C
Günümüz İslâm âlimlerinin çoğunluğu, bir insanın hayatını kurtarmak amacıyla, kişinin kendi rızasıyla ya da yakınlarının izniyle organ bağışında bulunmasını caiz görmektedir. Bu konudaki temel gerekçe, İslâm’ın bir canı kurtarmayı büyük bir sevap olarak görmesidir: “Kim bir insanı yaşatırsa bütün insanları yaşatmış gibi olur.” (Mâide, 32)
Bağışın, ticarî bir amaç gütmeden, tamamen gönüllülük esasına dayanması ve meşru tıbbî prosedürler çerçevesinde yapılması önemlidir. Bu konuda kişisel kararınızı verirken bölgenizdeki güvenilir fetva kurullarına da danışmanızı tavsiye ederiz.
Cevabın tamamını oku
Kur’an’da bazı âyetlerin sonradan gelen âyetlerle hükmünün kaldırıldığını duydum. Bu nasıl mümkündür?
C
Nesih, bir şer’î hükmün, ondan sonra gelen başka bir şer’î delille kaldırılması veya değiştirilmesidir. Bu, Allah’ın hikmetiyle, toplumun ihtiyaçlarına ve tedrîcî (aşamalı) bir eğitim sürecine uygun olarak gerçekleşmiştir.
Örneğin içkinin haram kılınması aşamalı olarak gerçekleşmiş, önce sarhoşken namaza yaklaşmama, sonra kesin haramlık hükmü gelmiştir. Nesih, Kur’an’ın çelişkili olduğu anlamına gelmez; aksine, ilâhî hitabın insanlığın hazır bulunuşluğuna göre tedricî bir terbiye metodu izlediğini gösterir. Alimler, neshin gerçekleştiği âyetleri titizlikle tespit etmiş ve bu konuda “Nâsih-Men...
Cevabın tamamını oku
Şehir dışına 3 saatlik bir yolculuğa çıkacağım. Namazlarımı kısaltabilir miyim, şartları nelerdir?
C
Hanefî mezhebine göre, gidiş mesafesi yaklaşık 90 km (kadîm ölçüyle 3 günlük yol / 18 fersah) veya daha fazla olan bir yolculukta kişi “misafir” sayılır ve dört rekâtlı farz namazları (öğle, ikindi, yatsı) ikişer rekât olarak kılar (kasr).
Bu, bir ruhsat olup mecburidir; misafir kişi dört rekâtı tam kılamaz. Sabah ve akşam namazlarında kısaltma söz konusu değildir. Bulunduğu yerde on beş günden az kalmayı düşünen kişi bu ruhsattan faydalanmaya devam eder; on beş gün ve üzeri kalmaya niyet ederse mukim hükmüne girer ve namazlarını tam kılar.
Cevabın tamamını oku
Bir ürünü peşin fiyatından daha pahalıya taksitle almak caiz midir? Bu faiz kapsamına girer mi?
C
Peşin ve vadeli (taksitli) fiyatın satış anında açıkça belirlenip taraflarca kabul edilmesi şartıyla, vadeli satışta fiyatın peşin fiyattan yüksek olması cumhur ulemaya göre caizdir. Burada faiz oluşmaz; çünkü faiz, borç para üzerinden alınan fazlalıktır; bu ise bir satış akdidir.
Dikkat edilmesi gereken husus, satış anında fiyatın kesin olarak belirlenmesi ve ödeme gecikmesi hâlinde ekstra bir “gecikme faizi” talep edilmemesidir. Vade farkının satış akdinin bir parçası olarak baştan belirlenmesi, meseleyi faizden ayıran temel noktadır.
Cevabın tamamını oku
Kadere iman ediyorum fakat bazı işlerimde tedbir almanın gereksiz olduğunu düşünüyorum. Bu doğru bir anlayış mı?
C
Hayır, bu doğru bir anlayış değildir. Kadere iman, tedbiri terk etmeyi değil, tedbirin ardından neticeyi Allah’a havale etmeyi (tevekkül) gerektirir. Efendimiz (s.a.v.), devesini bağlamadan bırakan bir sahâbîye “Önce bağla, sonra tevekkül et” buyurmuştur (Tirmizî).
Dinimizde tedbir almak, kadere teslim olmamak anlamına gelmez; bilakis sebeplere sarılmak da kaderin bir parçasıdır. Kul, elinden geleni yapar, neticesini Allah’a bırakır. Bu denge, İslâm’ın orta yol (vasat) anlayışının bir yansımasıdır.
Cevabın tamamını oku
Sadece imam nikâhı kıymayı düşünüyoruz, şahit bulundurmak zorunlu mu?
C
Evet, Hanefî mezhebine göre nikâhın sahih olabilmesi için en az iki erkek şahidin (veya bir erkek iki kadın şahidin) hazır bulunması şarttır. Şahitler, tarafların icap ve kabulünü aynı mecliste işitmelidir.
Ayrıca resmî nikâh (devlet nikâhı) da hem tarafların hukukî haklarının korunması hem de toplumsal düzenin sağlanması açısından önemlidir. Dinen kıyılan nikâhın yanı sıra resmî nikâhın da yaptırılması, ileride doğabilecek hak kayıplarını önlemek adına şiddetle tavsiye edilir.
Cevabın tamamını oku